"shin" in Turkish
incik
Definition
Diz ile ayak bileği arasındaki bacağın ön kısmı ve bu bölgedeki kemik.
Usage Notes (Turkish)
Hem tıbbi hem günlük dilde kullanılır. 'İncik kemiğimi çarptım' gibi ifadelerde geçer. 'Skin' (deri) ile karıştırmayın.
Examples
She hurt her shin on the table.
Masanın kenarına **incik**ini çarptı.
My shin is bruised from playing soccer.
Futbol oynarken **incik**im morardı.
He scraped his shin while hiking.
Doğa yürüyüşünde **incik**ini çizdi.
Watch out for that coffee table or you'll bang your shin again.
O sehpa dikkat et, yoksa yine **incik**ini çarpacaksın.
There's a cut on my shin that won't heal.
**İncik**imde iyileşmeyen bir kesik var.
Kids always seem to get shin splints when they start running a lot.
Çocuklar çok koşmaya başladıklarında sık sık **incik** ağrısı olur.