Type any word!

"shimmer" in Turkish

parıldamakhafifçe ışıldamak

Definition

Yumuşak ve hafif dalgalanan bir ışıkla parlamak ya da ışığı nazikçe yansıtmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle su, ipek veya yıldızlar gibi hafifçe ışık yansıtan nesneler için kullanılır. 'shimmering water', 'shimmer of gold' gibi kalıplarla yumuşak, dalgalı bir parıltı kastedilir, 'shine' veya 'sparkle' kadar güçlü değildir.

Examples

The lake began to shimmer in the morning sun.

Göl sabah güneşinde **parıldamaya** başladı.

The stars shimmered in the night sky.

Yıldızlar gece gökyüzünde **parıldıyordu**.

Her dress seemed to shimmer as she walked.

Yürüdükçe elbisesi **parıldıyor** gibiydi.

The city lights shimmered on the river all night long.

Şehir ışıkları bütün gece nehrin üzerinde **parıldadı**.

Sweat made his forehead shimmer under the bright lights.

Ter nedeniyle alnı parlak ışık altında **parıldadı**.

I love watching the snow shimmer in the moonlight.

Karın ay ışığında **parıldamasını** izlemeyi seviyorum.