"shattering" in Turkish
Definition
Bir şey küçük parçalara ayrıldığında veya çok sarsıcı, üzücü bir olay yaşandığında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel (camın parçalanması) hem de duygusal (çok sarsıcı haber) anlamlarda kullanılır. 'Shattering loss' gibi ifadelerde karşılaşılır; diğer üzücü kelimelerden daha güçlüdür.
Examples
The window made a shattering sound.
Pencere **parçalanan** bir ses çıkardı.
It was a shattering defeat for the team.
Bu takım için gerçekten **sarsıcı** bir yenilgiydi.
Getting that news was a shattering experience.
O haberi almak gerçekten **sarsıcı** bir deneyimdi.
Losing his job had a shattering effect on his confidence.
İşini kaybetmek onun özgüveni üzerinde **sarsıcı** bir etki yarattı.
She heard the shattering of glass downstairs and ran to see what happened.
Aşağıda camın **parçalanan** sesini duydu ve ne olduğunu görmek için koştu.
It was a truly shattering moment when the truth finally came out.
Gerçek nihayet ortaya çıktığında bu gerçekten **sarsıcı** bir andı.