Type any word!

"settle your affairs" in Turkish

işlerini halletmek

Definition

Kişisel, finansal veya hukuki işlerini organize etmek veya çözmek; genellikle büyük bir değişiklik (uzun bir yolculuk veya ölüm hazırlığı) öncesinde yapılır.

Usage Notes (Turkish)

Bu ifade resmi veya yarı-resmi bir tondadır, genellikle hukuki veya tıbbi alanlarda kullanılır. Evrak, borç ve vasiyet gibi düzenlemeleri kapsar.

Examples

The lawyer told him to settle your affairs before the surgery.

Avukat, ameliyat öncesi **işlerini halletmesini** söyledi.

You should settle your affairs before moving to another country.

Başka bir ülkeye taşınmadan önce **işlerini halletmelisin**.

He needs to settle your affairs before retiring.

Emekli olmadan önce **işlerini halletmesi** gerekiyor.

The doctor told her to settle your affairs just in case the operation doesn’t go well.

Doktor, ameliyat kötü giderse diye **işlerini halletmesini** söyledi.

If you’re going abroad for a year, make sure to settle your affairs at home.

Bir yıl yurt dışına gidiyorsan, evde **işlerini halletmeyi** unutma.

He spent the last few weeks trying to settle your affairs before the big move.

Büyük taşınmadan önceki son haftalarını **işlerini halletmeye** çalışarak geçirdi.