"serf" in Turkish
Definition
Ortaçağ Avrupa'sında, toprak sahibi soyluya bağlı olarak çalışan ve izinsiz topraklarını terk edemeyen fakir çiftçidir.
Usage Notes (Turkish)
Bu terim, genellikle tarihsel veya akademik metinlerde kullanılır. 'serf' ile 'köle' veya 'köylü' karıştırılmamalıdır; yalnızca ortaçağ Avrupa'sı için geçerlidir. 'Feodal serflik' gibi ifadelerde yer bulur.
Examples
A serf worked in the fields for the lord.
Bir **serf** tarlada lord için çalışırdı.
The serfs could not leave the land without permission.
**Serfler**, izinsiz toprağı terk edemezdi.
Each serf had to give part of their harvest to the lord.
Her **serf** hasadının bir kısmını lorduna vermek zorundaydı.
Life as a serf was really hard and offered little freedom.
Bir **serf** olarak yaşamak gerçekten zordu ve neredeyse hiç özgürlük yoktu.
In feudal times, being a serf meant serving your lord for life.
Feodal dönemde **serf** olmak, ömür boyu lorduna hizmet etmek demekti.
He felt like a modern serf, always working but never getting ahead.
Kendini hep çalışıp hiç ilerleyemeyen modern bir **serf** gibi hissediyordu.