"seductive" in Turkish
Definition
Bir kişi ya da şey, çok çekici, etkileyici veya baştan çıkarıcıdır; çoğu zaman birini ikna etmek ya da etkilemek amacı taşır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel çekicilikten ziyade ses, fikir veya teklifler için de kullanılabilir. Sadece cinsel anlamda değildir; cazip ve etkileyici anlamı da taşır.
Examples
She wore a seductive red dress to the party.
Partide **baştan çıkarıcı** kırmızı bir elbise giymişti.
His seductive voice caught everyone's attention.
Onun **baştan çıkarıcı** sesi herkesin dikkatini çekti.
This job offer sounds very seductive.
Bu iş teklifi çok **cazip** geliyor.
There's something seductive about the idea of just quitting everything and traveling the world.
Her şeyi bırakıp dünyayı gezme fikrinde **cazip** bir şey var.
He gave me a seductive smile and winked.
Bana **baştan çıkarıcı** bir gülümseme atıp göz kırptı.
That dessert looks absolutely seductive—I can't resist it!
O tatlı kesinlikle **baştan çıkarıcı** görünüyor—dayanamıyorum!