"sanctifies" in Turkish
Definition
Bir şeyi kutsal veya ayrıcalıklı bir hale getirir, genellikle dini bir anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada değil, daha çok dini metinlerde ve ciddi konuşmalarda geçer. Hem gerçek hem de mecazi anlamda kullanılabilir.
Examples
The priest sanctifies the water during the ceremony.
Rahip, tören sırasında suyu **kutsal kılar**.
She believes that kindness sanctifies daily life.
O, nezaketin günlük yaşamı **kutsal kıldığını** düşünüyor.
Prayer sanctifies this special day for many people.
Dua, birçok insan için bu özel günü **kutsal kılar**.
The community sanctifies old traditions every year with a festival.
Topluluk, her yıl bir festival ile eski gelenekleri **kutsar**.
He says forgiveness sanctifies even the most troubled hearts.
O, affın en sıkıntılı kalpleri bile **kutsal kıldığını** söylüyor.
The law sanctifies their right to gather peacefully.
Yasa, onların barışçıl toplanma hakkını **kutsal kılar**.