"sacrificed" in Turkish
Definition
Bir başkası veya bir amaç uğruna önemli veya değerli bir şeyi bırakmak ya da feda etmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha resmi ve duygusal anlam taşır. Sıklıkla 'için' ile beraber kullanılır; örn. 'ailesi için kariyerini feda etti'. 'Bırakmak'tan daha önemlidir.
Examples
She sacrificed her free time to help her friend.
O, arkadaşına yardım etmek için boş zamanını **feda etti**.
They sacrificed a lot for their children.
Çocukları için çok şey **feda etti**ler.
He sacrificed his lunch to finish the project.
Projeyi bitirmek için öğle yemeğini **feda etti**.
My parents sacrificed their dreams so I could go to college.
Ailem, benim üniversiteye gitmem için kendi hayallerini **feda etti**.
He sacrificed his personal life for his career, and it wasn't easy.
Kariyeri için özel hayatını **feda etti** ve bu kolay değildi.
We all know someone who has sacrificed comfort for their beliefs.
Hepimiz, inançları uğruna rahatından **feda eden** birini tanırız.