"run a risk" in Turkish
Definition
Bir işi yaparken olumsuz veya tehlikeli bir sonucun ortaya çıkma olasılığına sahip olmak demektir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve gündelik dilde yaygındır. 'Risk almak' ve 'tehlikeye atmak' yakın anlamlı. Sonrasında genellikle 'ne riski' olduğu açıklanır.
Examples
If you drive too fast, you run a risk of having an accident.
Çok hızlı sürerseniz kaza yapma **riskini alırsınız**.
We run a risk when we invest money in new businesses.
Yeni işlere para yatırırken **risk alırız**.
Eating food past its expiration date means you run a risk of getting sick.
Son kullanma tarihi geçmiş gıdayı yemek, hasta olma **riskini almak** demektir.
You run a risk every time you ignore the warning signs.
Uyarı işaretlerini her göz ardı ettiğinizde **risk alırsınız**.
She knew she was running a risk by telling the truth, but she did it anyway.
Doğruyu söyleyerek **risk aldığını** biliyordu, ama yine de yaptı.
If you skip sleep night after night, you really run the risk of getting ill.
Her gece uykusuz kalırsanız gerçekten hasta olma **riskini yaşarsınız**.