"run a fever" in Turkish
Definition
Vücudun normalden daha yüksek bir sıcaklığa ulaşması, genellikle hastalık nedeniyle olur.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik, hafif samimi bir ifadedir. Çoğunlukla insanlar için kullanılır; makineler veya nesneler için uygun değildir.
Examples
He started to run a fever last night.
O dün gece **ateşlendi**.
If you run a fever, you should rest and drink water.
**Ateşin çıkarsa** dinlenmeli ve su içmelisin.
She stayed home because she was running a fever.
Evde kaldı çünkü **ateşi çıkmıştı**.
I don’t feel well—I think I might be running a fever.
Kendimi iyi hissetmiyorum—galiba **ateşim çıkıyor**.
Kids sometimes run a fever after getting vaccines.
Çocuklar aşı olduktan sonra bazen **ateşlenebilir**.
Let me check if you’re running a fever—can you pass me the thermometer?
**Ateşin var mı** bakayım—termometreyi uzatır mısın?