"ruining" in Turkish
Definition
Bir şeye ciddi zarar vererek artık kullanılamaz veya keyifli olmaktan çıkarmak.
Usage Notes (Turkish)
'ruining dinner', 'ruining my day' gibi plan, deneyim veya birinin modunu bozmak için sıkça kullanılır. Hem fiziksel zarar hem keyfi bozmak anlamında kullanılabilir.
Examples
Rain is ruining our picnic.
Yağmur pikniğimizi **mahvediyor**.
Too much salt is ruining the soup.
Çok fazla tuz çorbayı **bozuyor**.
He is ruining his shirt with paint.
Gömleğini boya ile **mahvediyor**.
You’re ruining the surprise by telling her now.
Şimdi söyleyerek sürprizi **bozuyorsun**.
Stop ruining the moment with your phone.
Telefonunla anı **mahvetmeyi bırak**.
I know I’m ruining my sleep schedule, but I can’t stop watching this show.
Uyku düzenimi **bozduğumu** biliyorum ama bu diziyi izlemeyi durduramıyorum.