"rhino" in Turkish
Definition
‘Gergedan’, ‘rhinoceros’ kelimesinin kısaltmasıdır; kalın derili, büyük, otçul ve burnunda bir veya iki boynuz bulunan bir memelidir. Afrika ve Asya’da yaşar, türlerinin çoğu nesli tükenme tehlikesindedir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada ‘gergedan’ kelimesi, ‘rhinoceros’a göre daha yaygındır. İngilizcede ‘white rhino’, ‘black rhino’, ‘rhino horn’, ‘rhino poaching’ gibi ifadelerde geçer. Eski İngilizce’de ‘rhino’ para anlamına da gelse de bu kullanım artık neredeyse yok.
Examples
We saw a rhino at the zoo for the first time.
Hayvanat bahçesinde ilk kez bir **gergedan** gördük.
The white rhino is one of the largest land animals in the world.
Beyaz **gergedan**, dünyanın en büyük kara hayvanlarından biridir.
Poachers hunt rhinos for their horns, which are sold illegally.
Kaçak avcılar, boynuzları yasa dışı şekilde satmak için **gergedanları** avlıyor.
There's a baby rhino at the sanctuary — it's absolutely adorable and follows the keepers around.
Barınakta bir bebek **gergedan** var — çok sevimli ve bakıcıların peşinden ayrılmıyor.
I'd love to go on safari and see a rhino in the wild before they're all gone.
Hepsi yok olmadan önce safariye gidip vahşi doğada bir **gergedan** görmek isterim.
That rhino charged straight at the jeep — scariest moment of the entire trip.
O **gergedan** cipin tam üstüne koştu — tüm gezinin en korkutucu anıydı.