Type any word!

"restricts" in Turkish

kısıtlar

Definition

Bir şeyi serbestçe artmasını veya hareket etmesini engellemek için kontrol altına almak veya sınır koymak. Genellikle kurallar veya yasalarla olur.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi ve yarı-resmi durumlarda (yasalar, kurallar, fiziksel sınırlar) kullanılır. Tamamen yasaklamak (prohibits) ile karıştırılmamalıdır; sadece sınırlandırır.

Examples

The library restricts food inside the reading area.

Kütüphane, okuma alanında yiyecek bulundurmayı **kısıtlar**.

This law restricts smoking in public places.

Bu yasa, halka açık yerlerde sigara içilmesini **kısıtlar**.

The fence restricts the animals to the field.

Çit, hayvanları tarlayla **kısıtlar**.

My new diet restricts the amount of sugar I can eat each day.

Yeni diyetim, günde yiyebileceğim şeker miktarını **kısıtlar**.

The app restricts access to premium content unless you subscribe.

Uygulama, abone olmadıkça premium içeriğe erişimi **kısıtlar**.

His busy schedule restricts how much time we can hang out these days.

Yoğun programı, bu aralar ne kadar vakit geçirebileceğimizi **kısıtlıyor**.