"resounds" in Turkish
Definition
Bir yerde güçlü bir sesin duyulması veya o sesin yankı yapması; ayrıca bir isim ya da fikrin geniş çevrelerde duyulması ve kutlanması anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi ya da resmi anlatımlarda kullanılır; 'with' ile birlikte ses vurgulanabilir. Mecazi anlamda da yaygınca görülür.
Examples
The church resounds with music on Sundays.
Pazar günleri kilise, müzikle **çınlar**.
Her laughter resounds throughout the house.
Onun kahkahası evin her yerinde **yankılanır**.
The stadium resounds with cheers.
Stadyum coşkuyla **çınlıyor**.
Decades later, his words still resound in the hearts of many.
Onun sözleri, on yıllar sonra bile pek çok kişinin kalbinde hâlâ **çınlıyor**.
The mountain valley resounds with the roar of waterfalls each spring.
Her bahar dağ vadisi, şelalelerin uğultusuyla **yankılanır**.
Her achievements resound far beyond her hometown.
Başarıları, memleketinin çok daha ötesinde **çınladı**.