Type any word!

"relent" in Turkish

yumuşamakpes etmekgevşemek

Definition

Başta kararlı ya da sertken, sonunda yumuşamak veya pes etmek; önce reddedip sonra izin vermek anlamında kullanılır. Hava koşullarının hafiflemesi için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya yazılı dilde görülür. 'wouldn’t relent' (asla yumuşamadı), 'fırtına dinmedi' gibi kalıplarda kullanılır. Fiziksel nesneler için kullanılmaz.

Examples

After hours of begging, she finally relented and let the children play outside.

Saatlerce yalvardıktan sonra, sonunda kadın **yumuşadı** ve çocukların dışarıda oynamasına izin verdi.

The teacher would not relent and kept giving more homework.

Öğretmen **yumuşamadı** ve sürekli daha fazla ödev verdi.

The rain finally relented after several days of storms.

Günlerce süren fırtınadan sonra yağmur nihayet **hafifledi**.

My parents didn’t relent until I promised to finish my homework first.

Ödevimi önce bitireceğime söz verene kadar ailem **yumuşamadı**.

The negotiations were tough, but eventually one side relented and accepted the deal.

Görüşmeler zorluydu, ama sonunda bir taraf **pes etti** ve anlaşmayı kabul etti.

She kept saying no, but he refused to relent and kept asking.

Kadın sürekli hayır dedi ama adam **yumuşamayıp** sormaya devam etti.