"regulatory" in Turkish
Definition
Bir şeyi kontrol eden, denetleyen veya özellikle yasalar ya da resmi kuruluşlar aracılığıyla kurallar koyan şeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'düzenleyici' genellikle resmi, hukuki ya da iş bağlamlarında kullanılır. 'regulatory authority' ifadesiyle sıkça karşılaşılır ve kural koyan ya da uygulatan kurumları ifade eder; kuralların kendisini değil. 'regular' ile karıştırmayın.
Examples
The company follows all regulatory requirements.
Şirket tüm **düzenleyici** gerekliliklere uyar.
There are strict regulatory laws for medicines.
İlaçlar için sıkı **düzenleyici** yasalar vardır.
A new regulatory agency was created last year.
Geçen yıl yeni bir **düzenleyici** kurum kuruldu.
Financial companies face tough regulatory challenges these days.
Finans şirketleri bu günlerde zorlu **düzenleyici** zorluklarla karşı karşıya.
Changing regulatory guidelines can slow down product launches.
**Düzenleyici** yönergelerin değişmesi ürün lansmanlarını yavaşlatabilir.
Developers must keep up with new regulatory developments.
Geliştiriciler yeni **düzenleyici** gelişmeleri takip etmelidir.