"refitting" in Turkish
Definition
Bir binanın, geminin veya ekipmanın tekrar kullanılabilir olması için yapılan büyük onarım, yenileme veya iyileştirme süreci.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gemi, bina gibi büyük yapılar için teknik/iş dünyasında kullanılır. Küçük onarımlar için uygun değildir.
Examples
The old ship needs refitting before it can sail again.
Eski geminin tekrar yelken açmadan önce **yeniden donatma**ya ihtiyacı var.
The hotel is closed for refitting this month.
Otel bu ay **yeniden donatma** için kapalı.
The company invested in refitting its old machinery.
Şirket eski makinelerini **yenileme**ye yatırım yaptı.
After the refitting, the office felt brand new.
**Tadilat**tan sonra ofis yepyeni gibi hissettirdi.
They're busy refitting the restaurant to attract more customers.
Daha çok müşteri çekmek için restoranın **tadilat**ında meşguller.
The theater is getting a major refitting this year, so tickets aren't available.
Bu yıl tiyatroda büyük bir **tadilat** yapılıyor, bu yüzden bilet yok.