"reckon on" in Turkish
Definition
Bir şeyin olacağını düşünüp planlarını buna göre yapmak; bir durumu planının bir parçası olarak görmek.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade daha çok İngiliz İngilizcesinde ve durumlar için gündelik ya da yarı resmi ortamlarda kullanılır. İnsanlara doğrudan uygulanmaz, daha çok olay ya da duruma yönelik ('reckon on rain').
Examples
We can't reckon on the weather being nice tomorrow.
Yarın havanın güzel olacağını **hesaba katamayız**.
You shouldn't reckon on getting a pay raise this year.
Bu yıl maaş zammı alacağını **beklememelisin**.
Did you reckon on so many people coming to the party?
Partiye bu kadar çok kişinin geleceğini **hesaba kattın mı**?
You can't really reckon on anything going smoothly in this business.
Bu işte hiçbir şeyin sorunsuz gideceğini **bekleyemezsin**.
I didn't reckon on traffic being so bad during rush hour.
Yoğun trafikte böyle bir kalabalığı **beklememiştim**.
Whatever you do, don't reckon on things going as planned.
Ne yaparsan yap, işlerin planlandığı gibi gideceğini asla **hesaba katma**.