"recklessness" in Turkish
Definition
Olası tehlikeleri veya sonuçları düşünmeden hareket etme eğilimi; dikkatsiz veya pervasız davranış anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Pervasızlık' veya 'düşüncesizlik' daha çok ciddi, yasal bağlamlarda kullanılır. Sıradan hatalardan çok, bilinçli risk almayı ifade eder; örneğin, 'araba sürerken pervasızlık'.
Examples
His recklessness caused the accident.
Kazaya onun **pervasızlığı** neden oldu.
Recklessness can get you into trouble.
**Pervasızlık** başını belaya sokabilir.
She was fired because of her recklessness at work.
İşyerindeki **pervasızlığı** nedeniyle kovuldu.
I was shocked by the recklessness of his decision.
Onun kararındaki **pervasızlık** karşısında şok oldum.
There's a fine line between bravery and recklessness.
Cesaret ile **pervasızlık** arasında ince bir çizgi var.
He drove with shocking recklessness last night.
Dün gece, şok edici bir **pervasızlıkla** araba sürdü.