"recklessly" in Turkish
Definition
Tehlike veya sonuçları düşünmeden dikkatsizce hareket etmek. Genellikle olumsuz durumları tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'araba sürmek', 'harcamak', 'davranmak' gibi fiillerle birlikte, olumsuz anlam taşıyan eylemlerde kullanılır; dikkatli veya olumlu işler için kullanılmaz.
Examples
He drove recklessly on the highway.
Otoyolda **düşüncesizce** araba sürdü.
She spent her money recklessly.
Parasını **pervasızca** harcadı.
He acted recklessly without thinking of the consequences.
Sonuçlarını düşünmeden **düşüncesizce** davrandı.
You can't just quit your job recklessly without a plan.
Plansızca işini **düşüncesizce** bırakamazsın.
People who drive recklessly often get in trouble with the law.
**Düşüncesizce** araç süren insanlar sıkça kanunla başı derde girer.
He jumped into the river recklessly to save his friend.
Arkadaşını kurtarmak için nehre **pervasızca** atladı.