Type any word!

"rampaging" in Turkish

çılgınca saldıranortalığı kasıp kavuran

Definition

Şiddetli ve kontrolsüz şekilde hareket ederek etrafa zarar veren ya da kaos çıkaran.

Usage Notes (Turkish)

'rampaging' genelde hayvanlar, kalabalıklar veya kontrolsüz güçleri tanımlamak için kullanılır; yazılı dilde sık görülür; daha görsel ve güçlü bir ifadedir.

Examples

A rampaging elephant destroyed several crops.

**Çılgınca saldıran** bir fil birkaç ekini yok etti.

The rampaging crowd broke windows during the protest.

**Çılgınca saldıran** kalabalık protesto sırasında camları kırdı.

Police tried to stop the rampaging youths on the street.

Polis caddede **çılgınca saldıran** gençleri durdurmaya çalıştı.

After their team lost, rampaging fans stormed the field.

Takımları kaybettikten sonra, **çılgınca saldıran** taraftarlar sahaya daldı.

There was a story about a rampaging bear spotted in the village.

Köyde görülen **çılgınca saldıran** bir ayı hakkında bir hikaye vardı.

My little brother was rampaging through the living room with his toy sword.

Küçük kardeşim oyuncak kılıcıyla oturma odasında **çılgınca saldırıyordu**.