Type any word!

"rack" in Turkish

rafaskılık (kıyafet için)sepetlik (tabaklar için)

Definition

Raf, giysi, tabak veya bavul gibi eşyaları yerleştirmek, düzenli tutmak için kullanılan bir yapıdır. Genellikle açık ve belirli şeyler için tasarlanmıştır.

Usage Notes (Turkish)

'Kıyafet askısı', 'tabak rafı', 'bisiklet rafı', 'bavul rafı' gibi kullanımlar yaygındır. Raf genellikle açık ve belirli bir eşyanın yerleştirilmesi için tasarlanır; 'raf' ve 'askı' ile karışabilir.

Examples

I put my coat on the rack.

Montumu **raf**a astım.

The plates are drying on the rack.

Tabaklar **rafin** üstünde kuruyor.

She put her bag on the train rack.

Çantasını trenin **bavul rafı**na koydu.

There’s a bike rack outside the café, so you can leave your bicycle there.

Kafe dışında bir bisiklet **rafı** var, bisikletini oraya bırakabilirsin.

We need another shoe rack by the door—everyone just kicks their shoes into a pile.

Kapı yanında bir tane daha ayakkabı **rafı** gerekiyor—herkes ayakkabıları üst üste bırakıyor.

Can you grab the top pan from the oven rack for me?

Fırın **rafı**ndaki üst tavayı alabilir misin benim için?