"put one in your place" in Turkish
Definition
Birinin haddini aşıp ukalalık yaptığı zaman, ona gerçek konumunu hatırlatmak ve sınırlarını göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve doğrudan bir ifadedir; ukalalık veya sınır aşımı durumlarında sıkça kullanılır, kimi zaman sert algılanabilir.
Examples
She put him in his place when he interrupted her during the meeting.
Toplantıda lafını kestiğinde onu **haddini bildirdi**.
The coach put the player in his place for not following the rules.
Kurallara uymadığı için antrenör oyuncuya **haddini bildirdi**.
His mother put him in his place when he talked back.
Annesi ona karşılık verdiğinde, ona **haddini bildirdi**.
Sometimes you have to put people in their place if they keep crossing the line.
Bazen insanlar sınırı aşarsa onları **haddini bildirmek** gerekir.
He got loud at the restaurant, but the waiter quickly put him in his place.
Restoranda bağırmaya başladı ama garson hemen onu **haddini bildirdi**.
If she tries to boss everyone around, someone will eventually put her in her place.
Eğer herkese emir vermeye kalkarsa, sonunda birisi ona **haddini bildirecektir**.