Type any word!

"put on the spot" in Turkish

zor durumda bırakmaksıkıştırmak

Definition

Birine hazırlıksız yakalandığı zor bir soru sormak ya da onu zor durumda bırakmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayri resmi konuşmalarda geçer. 'Zor durumda bırakıldım' şeklinde pasif olarak sıkça kullanılır. Toplantı veya topluluk önünde sorulan sorularda yaygındır.

Examples

My teacher put me on the spot by asking a hard question in class.

Öğretmenim, sınıfta zor bir soru sorarak beni **zor durumda bıraktı**.

I don't like being put on the spot during meetings.

Toplantılarda **zor durumda bırakılmaktan** hoşlanmam.

He put her on the spot by asking if she liked him in front of everyone.

Onun hoşlanıp hoşlanmadığını herkesin önünde sorarak, onu **zor durumda bıraktı**.

Sorry to put you on the spot, but can you explain what happened?

Seni **zor durumda bıraktığım** için özür dilerim, ama ne olduğunu açıklayabilir misin?

When reporters put politicians on the spot, they often dodge the question.

Gazeteciler siyasetçileri **zor durumda bıraktığında**, onlar genellikle sorudan kaçınır.

She felt put on the spot when everyone turned to her for an answer.

Herkes yanıt için ona döndüğünde kendini **zor durumda kalmış** hissetti.