"put forward" in Turkish
Definition
Bir fikri, planı veya görüşü insanların değerlendirmesi veya tartışması için sunmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve yarı resmi ortamlarda kullanılır; toplantılarda, önerilerde sıkça geçer. 'put forward a proposal', 'put forward an idea' şeklinde kalıplarla birlikte kullanılır. Günlük konuşmalarda 'suggest' tercih edilir.
Examples
I want to put forward an idea for our project.
Projemiz için bir fikir **ileri sürmek** istiyorum.
She put forward a new plan in the meeting.
Toplantıda yeni bir plan **ileri sürdü**.
Can you put forward your suggestions by tomorrow?
Yarın kadar önerilerini **sunabilir** misin?
I'm going to put forward a few ideas at the brainstorming session.
Beyin fırtınası oturumunda birkaç fikir **öne süreceğim**.
Several experts put forward different solutions to the problem.
Birçok uzman soruna farklı çözümler **sundu**.
Thanks to everyone who put forward suggestions that improved our plan.
Planımızı geliştiren öneriler **sunan** herkese teşekkürler.