"put an end to" in Turkish
Definition
Bir şeyi tamamen durdurmak veya sona erdirmek; genellikle olumsuz ya da istenmeyen durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî konuşmalarda ve büyük çaplı, olumsuz olayları sonlandırmak için kullanılır. Gündelik küçük işler için uygun değildir.
Examples
We need to put an end to bullying at school.
Okuldaki zorbalığa **son vermemiz** gerekiyor.
The government is trying to put an end to pollution.
Hükümet kirliliğe **son vermeye** çalışıyor.
They want to put an end to this unfair rule.
Bu adaletsiz kurala **son vermek** istiyorlar.
The new policy should finally put an end to these problems for good.
Yeni politika bu sorunlara nihayet **son verecek**.
Let’s put an end to all the rumors and move on.
Haydi tüm dedikodulara **son verelim** ve yolumuza devam edelim.
She took steps to put an end to the constant arguments at work.
Sürekli tartışmalara **son vermek** için adımlar attı.