"pull out all the stops" in Turkish
Definition
Bir hedefe ulaşmak için tüm imkanları ve kaynakları kullanmak; hiçbir şeyi saklamamak.
Usage Notes (Turkish)
Genelde önemli bir proje veya kutlama için maksimum çaba gerektiren durumlarda kullanılır. Günlük küçük işler için uygun değildir.
Examples
We decided to pull out all the stops for her birthday party.
Onun doğum günü partisi için **elimizden geleni yaptık**.
The team pulled out all the stops to win the match.
Takım maçı kazanmak için **elinden geleni yaptı**.
If you want to impress them, you need to pull out all the stops.
Onları etkilemek istiyorsan, **elinden geleni yapman** gerekiyor.
They really pulled out all the stops for their wedding—every detail was perfect.
Düğünlerinde gerçekten **elinden geleni yapmışlar**—her ayrıntı kusursuzdu.
Wow, you pulled out all the stops with this dinner!
Vay, bu akşam yemeğinde gerçekten **elinden geleni yapmışsın**!
For our company launch, we're planning to pull out all the stops—live music, amazing food, everything.
Şirketimizin lansmanında **elimizden geleni yapmayı planlıyoruz**—canlı müzik, harika yemekler ve her şey.