"psychological warfare" in Turkish
Definition
Psikolojik savaş, rakibi korkutmak, moralini bozmak veya zihinsel olarak etkilemek amacıyla uygulanan strateji ve taktiklerin bütünüdür; fiziksel değil, psikolojik yollarla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
'Psikolojik savaş' terimi genellikle askeri, ticari veya spor alanlarında, rakibi zayıflatmak için söylenti, manipülasyon ya da tehdit gibi zihinsel yöntemler için kullanılır; günlük konuşmada nadir geçer.
Examples
The army used psychological warfare to confuse the enemy.
Ordu, düşmanı şaşırtmak için **psikolojik savaş** uyguladı.
Posters and messages were part of their psychological warfare plan.
Afişler ve mesajlar, onların **psikolojik savaş** planının bir parçasıydı.
Leaders often use psychological warfare to gain an advantage.
Liderler genellikle avantaj elde etmek için **psikolojik savaş** kullanır.
Some companies compete with subtle psychological warfare instead of direct attacks.
Bazı şirketler doğrudan saldırmak yerine, ince **psikolojik savaş** yöntemleriyle rekabet eder.
Rumors spread just before the match as a kind of psychological warfare.
Maçtan hemen önce yayılan söylentiler bir tür **psikolojik savaş**tı.
You could say trash talk is a form of psychological warfare in sports.
'Trash talk' sporda bir çeşit **psikolojik savaş** sayılabilir.