Type any word!

"proximate" in Turkish

yakındoğrudan (neden)

Definition

'Proximate' çok yakın olan veya doğrudan bir olayın nedeni olan anlamındadır. Mekân, zaman veya sıra bakımından kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Proximate' resmî ve akademik, yasal veya bilimsel metinlerde yaygındır; gündelik kullanımda nadirdir. 'Approximate' (yaklaşık) ile karıştırmayın. Hem fiziksel yakınlık hem de dolaysız neden anlamına gelebilir.

Examples

The proximate town is only two miles away.

En **yakın** kasaba sadece iki mil uzaklıkta.

The proximate cause of the accident was speeding.

Kaza'nın **doğrudan** nedeni aşırı hızdı.

We need to find the proximate solution to this problem.

Bu sorunun **yakın** bir çözümünü bulmalıyız.

Her office is in a proximate building, so she walks over every morning.

Ofisi **yakın** bir binada olduğu için her sabah yürüyerek gidiyor.

The proximate reason for his decision was a sudden job offer.

Kararının **doğrudan** nedeni ani bir iş teklifi oldu.

Let’s focus on the proximate issues before worrying about the future.

Geleceği düşünmeden önce **yakın** sorunlara odaklanalım.