"provoked" in Turkish
Definition
Birinin bir davranışı ya da sözüyle öfkelendirilmesi veya bir tepki gösterilmesidir; genellikle karşı tarafın hareketinden kaynaklanır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edilgen olarak ('tarafından kışkırtıldı') kullanılır. ‘Bir tepkiye yol açmak’, ‘öfke uyandırmak’ gibi kalıplarda görülür; birinin başka birinin davranışıyla neden olduğu sonucu ima eder.
Examples
She felt provoked by his rude comments.
Onun kaba yorumlarıyla **kışkırtılmış** hissetti.
The fight was provoked by a misunderstanding.
Kavga bir yanlış anlaşılma sonucu **kışkırtılmıştı**.
Her actions provoked a strong reaction from the audience.
Onun hareketleri seyirciden güçlü bir tepki **tahrik etti**.
He only provoked me because he wanted attention.
O sadece ilgi çekmek istediği için beni **kışkırttı**.
I was so provoked that I nearly shouted back.
O kadar **kışkırtıldım** ki neredeyse geri bağıracaktım.
His comments provoked a lot of debate online.
Onun yorumları internette çokça tartışma **başlattı**.