"provinces" in Turkish
Definition
Bir ülkenin yönetimsel bölgeleri; genellikle ülke başkentinin dışında kalan büyük alanlara denir.
Usage Notes (Turkish)
‘Eyalet’ genellikle daha büyük ve tarihsel yönetim bölgelerine, ‘il’ ise bugün kullanılan modern il sınırlarına işaret edebilir.
Examples
Canada has ten provinces and three territories.
Kanada'nın on **eyaleti** ve üç bölgesi vardır.
Many people from the provinces move to the capital for work.
Birçok kişi iş için **eyaletlerden** başkente taşınıyor.
Different provinces have their own local foods.
Farklı **eyaletlerin** kendi yerel yemekleri vardır.
He grew up in one of the coastal provinces before moving to the city.
O, kıyıdaki **eyaletlerden** birinde büyüdü ve sonra şehre taşındı.
The government announced new funding for the poorer provinces.
Hükümet, yoksul **eyaletler** için yeni fon açıkladı.
Life in the provinces can be much quieter than in the big city.
**Eyaletlerde** yaşam, büyük şehre göre çok daha sakin olabilir.