"protectorate" in Turkish
Definition
Daha güçlü bir ülke tarafından korunan ve yönetilen, ancak kendi hükümetinde bir miktar bağımsızlığını koruyan ülke veya bölge.
Usage Notes (Turkish)
Tarih, siyaset veya akademik konuşmalarda kullanılır. Genellikle sömürgecilik dönemlerine ait ifadelerdir. Günlük dilde nadir görülür; 'Britanya protektoralığı', 'protektoralık kurmak' gibi örneklerde geçer.
Examples
India was once not a protectorate but a colony of the British Empire.
Hindistan bir zamanlar bir **protektoralık** değil, Britanya İmparatorluğu'nun bir kolonisi idi.
The African country became a protectorate of France in the 19th century.
Afrika ülkesi 19. yüzyılda Fransa'nın bir **protektoralığı** oldu.
A protectorate usually keeps its own local rulers, but must follow the protecting country’s policies.
Bir **protektoralık** genellikle yerel yöneticilerini korur, ancak koruyucu ülkenin politikalarına uymak zorundadır.
Hong Kong was never a protectorate, but other regions in Asia were under such arrangements.
Hong Kong hiçbir zaman bir **protektoralık** olmadı, fakat Asya'daki diğer bazı bölgeler bu tür düzenlemeler altındaydı.
When a territory became a protectorate, it often had to accept foreign advisors in its government.
Bir bölge **protektoralık** olduğunda, genellikle hükümetine yabancı danışmanlar kabul etmek zorunda kalıyordu.
Setting up a protectorate was a common way for European powers to expand influence without direct rule.
Bir **protektoralığın** kurulması, Avrupa güçlerinin doğrudan yönetim olmadan nüfuslarını genişletmek için sıkça kullandığı bir yoldu.