Type any word!

"proponent" in Turkish

savunucutaraftar

Definition

Bir fikri, planı veya amacı aktif şekilde destekleyen ya da savunan kişi.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya akademik tartışmalarda kullanılır. Genellikle 'of' ile (örn. 'yenilenebilir enerjinin savunucusu') kullanılır. 'Karşıt' (opponent) veya 'avukat' (advocate) ile karışmamalıdır.

Examples

She is a strong proponent of healthy eating.

O, sağlıklı beslenmenin güçlü bir **savunucusu**.

The teacher was a proponent of using technology in class.

Öğretmen, sınıfta teknoloji kullanılmasının **savunucusuydu**.

Every proponent has to explain their idea clearly.

Her **savunucu** fikrini açıkça açıklamalı.

As a proponent of remote work, he often shares research on its benefits.

Uzaktan çalışmanın **savunucusu** olarak, bunun faydalarıyla ilgili araştırmaları sık sık paylaşıyor.

The main proponent of the new law faced tough questions from reporters.

Yeni yasanın başlıca **savunucusu**, muhabirlerden zor sorularla karşılaştı.

I'm not a proponent of strict rules—I think flexibility is important.

Katı kuralların **savunucusu** değilim—bence esneklik önemlidir.