Type any word!

"prophesy" in Turkish

kehanet etmek

Definition

Gizemli veya ruhani bilgilerle gelecekte olacakları söylemek.

Usage Notes (Turkish)

Resmi, edebi ya da dini ortamlarda daha çok kullanılır. Günlük konuşmada nadir olup, 'tahmin etmek' daha yaygındır. 'Felaket kehaneti' gibi kalıplarda rastlanır.

Examples

The old man claimed he could prophesy the future.

Yaşlı adam geleceği **kehanet edebildiğini** iddia etti.

Many stories prophesy the end of the world.

Birçok hikaye dünyanın sonunu **kehanet eder**.

He tried to prophesy what would happen next.

O, sırada ne olacağını **kehanet etmeye** çalıştı.

Some people believe dreams can prophesy important events.

Bazı insanlar rüyaların önemli olayları **kehanet edebileceğine** inanır.

It's impossible to prophesy exactly how things will turn out.

İşlerin tam olarak nasıl gelişeceğini **kehanet etmek** imkânsızdır.

The oracle was asked to prophesy about the kingdom's future.

Kâhine krallığın geleceği hakkında **kehanet etmesi** istendi.