Type any word!

"profiteer" in Turkish

fırsatçıvurguncu

Definition

Kriz ya da başkalarının ihtiyaçlarını fırsat bilerek haksız kazanç sağlayan kişiye denir. Olumsuz bir anlam taşır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle eleştirel ve olumsuz bağlamlarda ('savaş fırsatçısı' gibi) kullanılır. Sıradan bir iş insanından ziyade etik dışı davranan kişiler için söylenir.

Examples

The city accused the company of being a profiteer during the crisis.

Şehir, krizde şirketi **fırsatçı** olmakla suçladı.

He was called a profiteer for raising food prices when people were hungry.

İnsanlar açken yiyecek fiyatlarını artırdığı için ona **fırsatçı** dendi.

The newspaper exposed several profiteers in the medicine market.

Gazete, ilaç pazarındaki birkaç **fırsatçıyı** ortaya çıkardı.

They’re just profiteers trying to make money off our misery.

Onlar yalnızca bizim acımızdan para kazanmaya çalışan **fırsatçılar**.

Don’t trust that guy; he’s a total profiteer when it comes to emergencies.

O adama güvenme; acil durumlarda tam bir **fırsatçı** olur.

During the pandemic, some mask sellers turned into profiteers, charging outrageous prices.

Pandemi sırasında bazı maske satıcıları **fırsatçıya** dönüştü ve fahiş fiyatlar istedi.