"prig" in Turkish
Definition
Kendini başkalarından daha ahlaklı sanan ve insanları dar kurallar temelinde yargılayan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Eski tarzda hafif küçümseyici bir kelimedir; 'fazla ahlakçı' veya 'kendini üstün gören' anlamında eleştiri için kullanılır.
Examples
Tom acts like a prig in class, always telling others to follow the rules.
Tom sınıfta sürekli başkalarına kurallara uymalarını söyleyerek tam bir **kendini beğenmiş** gibi davranıyor.
Nobody likes a prig who thinks they are better than everyone else.
Kendini herkesten üstün gören bir **aşırı ahlakçı**yı kimse sevmez.
He sounded like a prig when he corrected everyone's table manners.
Herkesin sofra görgüsünü düzeltirken, tam bir **aşırı ahlakçı** gibi konuştu.
Don’t be such a prig—let people enjoy themselves!
Böyle **aşırı ahlakçı** olma—insanların eğlenmesine izin ver!
She comes across as a prig sometimes, but she means well.
Bazen bir **kendini beğenmiş** gibi gözükse de, niyeti iyi.
If correcting typos makes me a prig, so be it.
Yazım hatalarını düzeltmem beni **aşırı ahlakçı** yapıyorsa, öyle olsun.