"preternatural" in Turkish
Definition
Doğada rastlanmayacak derecede olağandışı bir durum veya özellik; büyü ya da dini anlamdan ziyade sıradışılık ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve edebi bir kelimedir; 'preternatural calm' gibi olağandışı durumlar için kullanılır. 'Supernatural' kadar abartılı veya hayali çağrışım yapmaz.
Examples
She showed preternatural calm during the storm.
Fırtına sırasında **olağandışı** bir sakinlik gösterdi.
His preternatural memory helped him remember every detail.
**Olağandışı** hafızası sayesinde her detayı hatırlayabildi.
The dog's preternatural senses detected the intruder.
Köpeğin **olağandışı** duyuları davetsiz misafiri tespit etti.
Her ability to solve complex puzzles felt almost preternatural.
Karmaşık bulmacaları çözme yeteneği neredeyse **olağandışı** geliyordu.
He had a preternatural sense for finding lost things, like he had a secret power.
Kaybolan şeyleri bulma konusunda **olağandışı** bir yeteneği vardı, sanki gizli bir gücü var gibiydi.
The mountain was covered in a preternatural mist that made the whole scene feel otherworldly.
Dağ, ortamı olağandışı bir sise bürünmüş, tüm manzarayı başka bir dünyaya benzetmişti.