"predicting" in Turkish
Definition
Elde edilen bilgi veya kanıtlara dayanarak gelecekte ne olacağını söylemek.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmi hem günlük konuşmada kullanılır. 'predicting the weather', 'predicting results' kalıplarında geçer; sadece tahmin değil, mantıklı dayanak gerekir.
Examples
She is predicting rain for tomorrow.
Yarın yağmur yağacağını **tahmin ediyor**.
The scientist is predicting a rise in temperatures.
Bilim insanı sıcaklık artışı **tahmin ediyor**.
They are predicting the winner of the game.
Oyunun kazananını **tahmin ediyorlar**.
I’m not good at predicting what people will do next.
İnsanların bir sonraki adımda ne yapacağını **tahmin etmekte** iyi değilim.
Everyone's predicting traffic will be terrible this weekend.
Herkes bu hafta sonu trafiğin korkunç olacağını **tahmin ediyor**.
Instead of predicting the outcome, let’s just wait and see.
Sonucu **tahmin etmek** yerine, sadece bekleyip görelim.