Type any word!

"precedents" in Turkish

emsal

Definition

Geçmişte yaşanan olaylar veya alınan kararlar; özellikle hukukta, benzer durumlar için örnek teşkil eden kararlardır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle hukuki veya resmî anlamda kullanılır. 'set a precedent', yeni bir standart oluşturmak anlamına gelir.

Examples

The judge looked at old precedents before making a decision.

Hakim, karar vermeden önce eski **emsallere** baktı.

Lawyers study precedents to prepare for new cases.

Avukatlar, yeni davalara hazırlanmak için **emsalleri** inceler.

There are no precedents for this type of situation.

Bu tür bir durum için **emsal** yok.

Breaking the rules could set dangerous precedents for the future.

Kuralları çiğnemek, gelecek için tehlikeli **emsaller** oluşturabilir.

Companies often avoid actions that have bad precedents in history.

Şirketler genellikle tarihte kötü **emsalleri** olan eylemlerden kaçınır.

When making big decisions, it's wise to consider past precedents.

Büyük kararlar alırken geçmiş **emsalleri** dikkate almak akıllıcadır.