"precedence over" in Turkish
Definition
Bir şey başka bir şeye göre önceliğe sahipse, daha önemli kabul edilir veya önce gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, hukuki, iş veya akademik bağlamda kullanılır. 'take precedence over', 'has precedence over' gibi kalıplarla geçer ve ardından daha az önemli olan söylenir. 'precedent' ile karıştırılmamalı.
Examples
Safety takes precedence over speed in this job.
Bu işte güvenlik, hızdan **öncelik** taşır.
The manager's instructions have precedence over all others.
Yöneticinin talimatları, diğerlerine göre **öncelik** taşır.
My family always has precedence over work.
Ailem, her zaman işe göre **öncelik** taşır.
During emergencies, patient care takes precedence over paperwork.
Acil durumlarda, hasta bakımı evrak işlerinden **öncelik** taşır.
Environmental concerns sometimes take precedence over economic growth.
Çevresel kaygılar bazen ekonomik büyüme üzerinde **öncelik** taşır.
Tradition still holds precedence over modern ideas in some communities.
Bazı topluluklarda gelenek, hâlâ modern fikirlerin üzerinde **öncelik** taşır.