"pour out your soul" in Turkish
Definition
En derin duygularını, endişelerini veya düşüncelerini genellikle güvendiğin birine içtenlikle paylaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim resmî ve duygusal bir anlatıma sahiptir. 'içini dökmek', 'kalbini açmak' şeklinde de kullanılır. Günlük basit sohbetler için uygun değildir.
Examples
Sometimes, you just need to pour out your soul to a friend.
Bazen sadece bir arkadaşa **içini dökmen gerekir**.
She finally felt safe enough to pour out her soul.
Sonunda kendini yeterince güvende hissedip **içini döktü**.
He didn't want to pour out his soul in front of everyone.
Herkesin önünde **içini dökmek** istemiyordu.
After a rough week, I really needed to sit down and pour out my soul.
Zor bir haftadan sonra gerçekten oturup **içimi dökmem gerekiyordu**.
Whenever Jack gets stressed, he calls his mom to pour out his soul.
Jack stresli olduğunda annesini arayıp **içini döker**.
"Come in, sit down, and pour out your soul—I'm here to listen," said the counselor.
"Gel, otur ve **içini dök**—dinlemek için buradayım," dedi danışman.