"poke into" in Turkish
Definition
Birinin özel hayatına istemeden karışmak veya ilgilenmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'birinin işleri', 'çekmeceler', 'özel hayat' gibi ifadelerle kullanılır ve samimi, biraz hafif bir karışma anlamı taşır.
Examples
Don't poke into my bag without asking.
İzin almadan çantama **burnunu sokma**.
She likes to poke into other people's business.
O, başkalarının işlerine **burnunu sokmayı** sever.
Please don't poke into things that don't concern you.
Lütfen seni ilgilendirmeyen şeylere **burnunu sokma**.
My mom always pokes into my room looking for things I lost.
Anneme kaybettiğim eşyaları ararken hep odamda **burnunu sokar**.
Reporters tried to poke into the politician’s private life.
Gazeteciler, politikacının özel hayatına **burnunu sokmaya** çalıştı.
Some people just love to poke into everyone’s affairs at work.
Bazı insanlar iş yerinde herkesin işine **burnunu sokmayı** çok sever.