"point blank" in Turkish
Definition
Çok yakın mesafeden (özellikle ateşli silahlarla) veya bir şeyi dolandırmadan doğrudan, açıkça söylemek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem doğrudan ateş etmek için (çok yakın mesafe), hem de doğrudan konuşmak (çekercesine, lafı dolandırmadan) anlamında kullanılır. Nazik olmayan bir tutum olabilir.
Examples
The police officer fired at point blank range.
Polis memuru **çok yakın mesafeden** ateş etti.
She told me point blank that she didn't like my idea.
Bana fikrimi **doğrudan** beğenmediğini söyledi.
I asked him point blank if he was leaving.
Ona gidip gitmediğini **doğrudan** sordum.
He refused to answer me point blank.
Bana **doğrudan** cevap vermeyi reddetti.
Sorry, but I'll say it point blank: this plan won't work.
Üzgünüm ama **doğrudan** söyleyeceğim: bu plan işe yaramaz.
Sometimes you have to be point blank to get the truth out.
Bazen gerçeği öğrenmek için **doğrudan** olmak gerekir.