Type any word!

"plonking" in Turkish

pat diye koymakgüm diye oturmaktıngırdatmak (enstrüman)

Definition

Bir şeyi gürültülü şekilde koymak, sertçe oturmak veya bir enstrümanı kaba, gürültülü biçimde çalmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi olmayan, samimi ve bazen şakacı bir ifadedir. Genellikle dikkatsizce yapılan gürültülü hareketler için kullanılır. Nazik ya da sessiz eylemler için uygun değildir.

Examples

He kept plonking his books onto the desk.

Kitaplarını sürekli masaya **pat diye koyuyordu**.

She was plonking at the piano all afternoon.

O, bütün öğleden sonra piyano **tıngırdatıyordu**.

He came in and plonking himself on the sofa.

İçeri geldi ve kanepeye **güm diye oturdu**.

Stop plonking your bag on the table—it's going to break!

Çantanı masaya **pat diye koymayı** bırak—kırılacak!

I remember plonking down next to my friends after a long day.

Uzun bir günün ardından arkadaşlarımın yanına **güm diye oturduğumu** hatırlıyorum.

He started plonking out random tunes on the guitar.

Gitarla rastgele melodiler **tıngırdatmaya** başladı.