Type any word!

"pleats" in Turkish

plisepile

Definition

Kumaşın katlanıp dikilerek veya ütülenerek oluşturulan, genellikle etek, pantolon ya da perdelerde görülen kıvrımlardır; şekil ve düzen sağlar.

Usage Notes (Turkish)

'Plise' veya 'pile' kumaşta bilerek yapılan katlardır; 'kırışıklık' (kazara olan) ile karıştırmayın. 'Pleated skirt' = pileli etek.

Examples

Her skirt has beautiful pleats.

Onun eteğinde güzel **pliseler** var.

These curtains have wide pleats at the top.

Bu perdelerin üst kısmında geniş **pliseler** var.

My uniform pants have sharp pleats down the front.

Üniforma pantolonumun önünde keskin **pliseler** var.

The tailor added extra pleats to make the dress looser.

Terzi, elbiseyi daha bol yapmak için ekstra **pliseler** ekledi.

When you iron the pleats, make sure they stay even.

**Pliseleri** ütülerken düz kalmasına dikkat et.

Those box pleats give the skirt a lot of movement.

O kutu **pliseler**, eteğe hareket kazandırıyor.