"pleaser" in Turkish
Definition
Başka insanları memnun etmek için çaba gösteren, genellikle kendi isteklerinden ödün veren kişi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle "people pleaser" ifadesinde geçer; sürekli başkasını memnun etmeye çalışmak özgüven eksikliği olarak görülür.
Examples
My sister is a real pleaser and always helps everyone.
Kız kardeşim tam bir **memnun etmeye çalışan kişi** ve herkese yardım eder.
He became a pleaser to avoid fights with his friends.
Kavga etmemek için arkadaşlarına karşı **memnun etmeye çalışan kişi** oldu.
A pleaser often says 'yes' even when they want to say 'no'.
Bir **memnun etmeye çalışan kişi** genellikle istemese de "evet" der.
Don't be such a pleaser—it's okay to put yourself first sometimes.
Bu kadar **memnun etmeye çalışan kişi** olma—bazen kendini de ön plana koyabilirsin.
Being a pleaser can be exhausting if you never say what you really feel.
Hiçbir zaman ne hissettiğini söylemiyorsan **memnun etmeye çalışan kişi** olmak yorucu olabilir.
Sarah used to be a pleaser, but now she stands up for herself more often.
Sarah eskiden bir **memnun etmeye çalışan kişi** idi, ama şimdi artık kendini daha çok savunuyor.