"play one against another" in Turkish
Definition
Kişi ya da grupları birbirlerine karşı kışkırtarak veya rekabet ettirerek avantaj sağlamaya çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle manipülatif veya stratejik davranışlar için kullanılır; iş, siyaset veya aile içinde duyulur. 'play X against Y' şeklinde grubu belirtmeye de uygundur. Hileli veya iyi niyetli olmayan anlam taşır.
Examples
She tried to play one against another to get what she wanted.
İstediğini almak için **birini diğerine karşı kullandı**.
It is wrong to play one against another among friends.
Arkadaşlar arasında **birini diğerine karşı kullanmak** yanlıştır.
Some politicians play one community against another to gain votes.
Bazı politikacılar oy almak için **bir topluluğu diğerine karşı kullanır**.
Don’t let your boss play you against another coworker for a promotion.
Patronunun terfi için seni **başka bir çalışanla birbirine düşürmesine** izin verme.
Companies sometimes play departments against one another to foster competition.
Şirketler bazen rekabeti artırmak için **departmanları birbirine karşı kullanır**.
He has a habit of playing his kids against one another to get them to behave.
Çocuklarının uslu durması için **onları birbirine karşı kullanmak** alışkanlığı var.