"play it for all it's worth" in Turkish
Definition
Bir durumu veya fırsatı olabildiğince kullanmak, tüm avantajlarını almak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmîdir. Birinin bir durumu fazla avantaja çevirmesi hafifçe eleştirel veya esprili biçimde anlatılır. Anlama göre olumlu veya olumsuz olabilir.
Examples
She got a free sample and played it for all it's worth.
O bedava numune aldı ve **sonuna kadar kullandı**.
If you get an opportunity, play it for all it's worth.
Bir fırsatın olursa, **sonuna kadar kullan**.
He realized he could play it for all it's worth when he heard about the new rules.
Yeni kuralları duyunca bunu **sonuna kadar kullanabileceğini** fark etti.
He keeps milking his injury and playing it for all it's worth to avoid chores.
Sürekli sakatlığını bahane edip ev işlerinden kaçmak için **sonuna kadar kullanıyor**.
Life handed him a lucky break, so he's playing it for all it's worth.
Hayat ona şans verdi, o da **sonuna kadar kullanıyor**.
If you can get a discount, you might as well play it for all it's worth and buy extra.
İndirim alabiliyorsan, **sonuna kadar kullan** ve fazladan al.