"play a part in" in Turkish
Definition
Bir olayın sonucuna etki etmek veya bu oluşumda pay sahibi olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve analizlerde yaygındır; tiyatroda rol almak anlamına gelmez, bir etkinin katkısı için kullanılır.
Examples
Many people play a part in making a movie.
Bir filmi yapmakta birçok kişi **rol oynamaktadır**.
Weather can play a part in travel delays.
Hava durumu seyahat gecikmelerinde **rol oynayabilir**.
Parents play a part in their children's education.
Anne babalar çocuklarının eğitiminde **rol oynar**.
Exercise definitely plays a part in keeping you healthy.
Egzersiz sağlıklı kalmada kesinlikle **rol oynar**.
Luck played a part in their victory, but skill was important too.
Şans, zaferlerinde **rol oynadı**, ama yetenek de çok önemliydi.
Did my advice play a part in your decision?
Benim tavsiyem senin kararında **rol oynadı mı**?