Type any word!

"pioneered" in Turkish

öncülük ettiönünü açtı

Definition

Bir fikir, yöntem veya faaliyeti ilk kez geliştiren veya kullanan kişi/grup olmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya akademik metinlerde kullanılır. Alan veya konuda bir ilki başlatanlar için söylenir ('She pioneered research in genetics'). 'invented' (icat etmek) ile karıştırmayın.

Examples

Marie Curie pioneered research on radioactivity.

Marie Curie, radyoaktivite araştırmalarında **öncülük etti**.

They pioneered the use of solar panels in their country.

Kendi ülkelerinde güneş panellerinin kullanımına **öncülük ettiler**.

This company pioneered a new kind of smartphone.

Bu şirket yeni bir akıllı telefon türünde **öncülük etti**.

She pioneered techniques that are now standard in the industry.

Şimdi sektörde standart hale gelen tekniklere **öncülük etti**.

That team really pioneered online shopping as we know it.

O takım, günümüzde bildiğimiz çevrimiçi alışverişe gerçekten **öncülük etti**.

Many artists have pioneered styles that seemed strange at first.

Birçok sanatçı, başlangıçta tuhaf görünen tarzlarda **öncülük etti**.